Dolar
Altın
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
Üyelik

Tunceli’de yıllar önce kaybolan gülistan davası



Tunceli’de yıllar önce kaybolan ve dosyası tozlu raflara kalkmak üzereyken son dakika gelişmeleriyle yeniden Türkiye’nin bir numaralı gündem maddesi haline gelen Gülistan Doku davasında, adalet koridorlarını sarsan akılalmaz bir gerçek ortaya çıktı. Kamuoyunun büyük bir baskıyla takip ettiği, her detayıyla düğüm haline gelmiş bu karanlık dosyayı devralan ve kısa sürede elde ettiği somut delillerle davanın seyrini değiştiren o genç savcının kimliği, sızdırılan aile soyağacı bilgileriyle duyanları adeta küçük dilini yutturacak bir şoka uğrattı. Ankara’nın en derin kulislerinde yankılanan iddialara göre, davanın kilit ismini köşeye sıkıştıran ve “çözülemez” denilen kördüğümü çözen savcı, meğer Türkiye’nin en çok konuşulan, hem siyaset hem de bürokrasi dünyasında fırtınalar estiren o ismin özbeöz yeğeni çıktı.

Haberin sızmasıyla birlikte yargı camiası adeta birer barut fıçısına dönerken, bu akrabalık bağının bugüne kadar neden gizlendiği sorusu büyük bir merak uyandırdı. İddiaların merkezindeki isim, geçmişte devletin en kritik kademelerinde görev yapmış, aldığı radikal kararlarla hafızalara kazınmış ve kamuoyunda hem çok sevilen hem de çok tartışılan o dev figürün ta kendisi. Savcının, amcasının ya da dayısının sahip olduğu o sarsılmaz iradeyi ve hukuk bilgisini bu dosyaya yansıtması, Gülistan Doku davasında neden bu kadar hızlı yol alındığının da gizli anahtarı olarak görülüyor. Dosyadaki gizli tanıkların bir bir konuşmaya başlaması ve daha önce “kaybolduğu” iddia edilen kamera kayıtlarının aniden gün yüzüne çıkmasının arkasında, savcının bu güçlü aile geleneğinden gelen “dokunulmaz” duruşunun yattığı öne sürülüyor.

Şu an tüm gözler, savcının yapacağı o tarihi açıklamaya ve bu aile bağının davanın nihai kararına nasıl bir etki yapacağına çevrilmiş durumda. Bir kesim bu durumu “adaletin tecellisi için bir şans” olarak görürken, diğer kesim ise bu çapraz ilişkilerin dosyanın geleceğinde yeni bir kriz yaratıp yaratmayacağını tartışıyor. Sosyal medyada çığ gibi büyüyen “Bakın kimin yeğeni çıktı!” başlıkları, sadece bir akrabalık ilişkisini değil, aynı zamanda devletin derin hafızasının bu karanlık cinayeti aydınlatmak için nasıl devreye girdiğini de simgeliyor. Adliye önünde bekleyen kalabalıklar ve davanın avukatları, sızan bu son bilginin ardından davanın artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı yeni bir döneme girdiğini belirtiyor. Gerçeklerin gün yüzüne çıkmasına ramak kala, bu sarsıcı akrabalık bağı Türkiye’nin hukuk tarihindeki en büyük ifşaatlarından biri olarak yerini almaya hazırlanıyor.

Bilgi: Klavye yön tuşlarını kullanarak galeri resimleri arasında geçiş yapabilirsiniz.


BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

error: Content is protected !!